Oyun

Farkında olmasak bile etrafımızdaki her şey değişim üzerine kurulu, eskide kalanı yıkmak ki yerine yıkılacak yeni şeyler kurmak üzerinde dönüyor dünya. Dünya çok büyük bir örnek oldu, herkesin kendinden her yeni yılda değiştirmesini, yıkmasını beklediği özellikleri, alışkanlıkları var. Neden? Rahat değiliz kendimizle, hep daha yeni bir versiyonumuzun peşinden koşuyoruz. Ayak uydurmamız gereken bir toplum var. Bunları yazarken odamdaki pencere dikkatimi çekti, şuan arka bahçeye giren adam beni tam kafamdan, tam şuan bunları yazarken öldürebilir. Yazdığım, söylediğim hiçbir şeyin anlamı kalmaz ve silinir giderim. Birer küçük su sineğiyiz, düşüncelerimi okuyacak bir kitleyi aramam, kendime ulaşmaya çalışmamın bir anlamı kalacak mı dersiniz kafamdan vurulduğumda? Bu kadar önem veriyor muyum kendime? Eğer şu satırları okuyorsanız, buraya kadar geldiyseniz; neden diye sorun kendinize, ben bunu neden yapıyorum? Neden bir yabancının düşünceleri beni ilgilendirsin ki? Bahsettiğiniz yabancı belli ki kendine yabancı. Kendi kafamda bulanıp duruyorum, bazen o bile istemiyor beni; yorucuyum çünkü. Neşeli oyuncuya hayat vermek daha az yorucu, dedim ya bazen o yalanlar gerçek olur ve sen bir oyunda sıkışır kalırsın.

Bir cevap yazın