Miat

Dipsiz bir kuyuda olduğumu söylemiştim, burası karanlık ve sonsuz bir boşluk. Daha önce hiç karşılaşmadığım benliklerimle baş başayım, hem yabancıyım onlara karşı hem de bir yandan hep orada olduklarını biliyordum. Gün sonunda en çok kendimden kaçıp, saklandığımdan göz ardı ediyordum onları hep. O kendime ait kuyuda çığlıklar atıyor, hiçbirisi beni dinlemek istemiyor. Hepsine kulaklarımı kapadığımdan, bana kendimden sakladıklarımı anlatıyorlar; duymak istemediğim, arkamda bıraktığım tüm düşünceler teker teker vücutlarına bürünmüşler. Yüzleşmek her zaman zordur, karşınızdaki kişi kendinizseniz, daha da zor değil midir sizce de? Hepsi çok kızgın, geride bırakılmak yıpratmış onları. Dinlemekten başka çarem yok, kendimi attığım kuyudan bambaşka biri olarak çıkacağım. Gerçek olduklarını biliyorum, onları ben yarattım; tıpkı bu kuyu gibi. Çıkış yolunu biliyorum ama bunu yapamayacak kadar yorgunum. Özür dilemeliyim, söz hakkı vermedim onlara, tıkadım ağızlarını. Sürekli aynı şeyleri söylüyorum, sıkıldım kendimi tekrarlamaktan; kuyudan çıkma vaktim geldi.

Bir cevap yazın