Bol Zaman Önerileri

Malumunuz dünyamızın başında kara bulutlar gezinmekte, biz de bugüne kadar yeryüzüne yaptığımız kötülüklerin acısını çekmekteyiz. Acı çekiyoruz çekmesine fakat bu günlerde bizi biz yaptığını zannettiğimiz kötü alışkanlıkları her geçen günde arkamızda bırakıp yerine yenilerini, yapıcı alışkanlıkları koyabiliriz aslında. Uzun zamandır kendimize sırtımızı çevirip kalabalıkların arasında kaybolmuştuk belki de, kendi isteklerimiz değildi yaptıklarımızın hiçbiri. Oysaki şimdi, baş başayız kendimizle; gerçekten kim olduğunuzu, ne istediğinizi, neyi istemediğinizi anlayacaksınız artık. Dipsiz bir kuyuya attığınız benliğinize, ruhunuzun en ücra köşesinde duran o kişiye bir el uzatmanın zamanı geldi. “Toplum” değiliz belli ki artık, düşüncelerinizi etkileyecek kalıplar yok etrafınızda. Şimdi yeni bir “birey” olma zamanı.

Bu kısa girizgahtan sonra, sizinle bir “tanışma kiti” paylaşmak istedim. Küçük öneriler paylaşacağım fakat bir yol çizemem size, haritayı yalnızca siz oluşturabilirsiniz.

  1. Gerçekten kim olduğunuzu bulmak istiyorsanız size bomboş ve bembeyaz bir kağıt lazım. Oturun ve konuşamadıklarınızı, dilinizin ucunda kıvranan cümleleri dökün bu kağıda. Sansür yok, karşımdaki ne düşünecek yok, sadece siz varsınız. Kendinize hiç olmadığınız kadar dürüst olmanın vakti geldi de geçiyor.
  2. Boş zamanım olsa da yapsam dediğiniz şeylere artık zamanınız var, oturun bunları da yazın. Evden yapabileceklerinizi yapın, fakat uzun vadeli olanları yazılı olarak görmek bile size devam etme gücü verecektir; beyin böyle programlanmış işte. Evet tek seçenek yazmak gibi bir anlam çıkıyor bu yazıdan, ama gerçekten ne istediğinizi anlamanın yolu buradan başlamıyor mu sizce de?
  3. Üzerine sifon çektiğiniz tüm düşüncelerinizi yazdığınıza göre sıra odanızı toplamaya geldi. Muhtemelen kafanız gibi darmadağın olan yeri düzeltmezseniz hep başa döneceksiniz. Derli toplu olmak, düzeni görmek huzur getirecek; önünüzü göreceksiniz, yüklerinizden kurtulacaksınız. İhtiyacınız olmadığını düşündüğünüz şeyleri de alın bir koliye toplayın, dünya iyileştiğinde dağıtın etrafınızdakilere. Gereksiz ağırlıklardan kurtulun.
  4. Okuyun. Ne bulursanız okuyun, böyle yakınlaşırsınız kendinize. Felsefe okuyun, psikoloji okuyun, Buddha’yı araştırın. Belki de evde kalmanın en güzel zamanlarındayız, elimizde her şey var. Okuyamadığınız kitapların pdf hallerini bulabilirsiniz, dergilere ulaşabilirsiniz. Şikayet etmeyi bırakabilirsiniz, küllerinizden yeniden doğabilirsiniz.
  5. Yeni bir dil öğrenin. Yetmez bir de onların kültürünü öğrenin, araştırın. Başka dillerin edebiyatlarına bir kapı açabilirsiniz böylece. Aynı zamanda beyninizi hantallıktan koruyacaktır. Bu günler geride kaldığında, dönüp baktığınızda ne kadar fazla şey kazandırdığını göreceksiniz. Ben İtalyancayı öneriyorum, melodik ve enerjik bir dil kendisi; şuan tam da ihtiyacımız olan duygular. 30 günlük bir İtalyanca serüveni için; İtalian in 30 Days
  6. Udemy denizinden bir program seçin kendinize. Gerçekten hangi becerinizin üstüne çalışmak istiyorsunuz, bir göz atın bakalım. Neyi aradığınızı bulun ve peşinden gidin.
  7. İlgilendiğiniz konu başlıklarıyla ilgili çevrimiçi ve interaktif kurslar bulun, onları takip edip notlar çıkartın. Kendi perspektifiniz ile yoğurup yaratılar çıkartın ortaya. Kendi idealleriniz olsun. Mesela; Coursera veya Crash House
  8. Sona bıraktığım fakat en sevdiğim: yemek yapmak. Ellerimi ve hayal gücümü kullanarak yaptığım her şeyden keyif alıyorum, bir nebze de olsa kendini çözebilmek güzel şey. Şu aralar bize verilmiş en güzel hediye olan zaman‘ı elimizden geldiğince verimli geçirmeliyiz. Kaybolduğumuz gibi bulmalıyız da kendimizi.

Bir cevap yazın