Bir Genelleme

Günlerdir bir genelleme yapmamak için kendime sebepler arıyordum fakat bunun anlamsız olduğunu fark ettim. Size bir genelleme yapmıyormuş gibi fakat içten içe onun alasını yapmak ve size çiçek böcek yazmak dürüst bir davranış olmazdı. Bir erkeğin romantik ilişkiyi ele alış biçimiyle bir kadının ele alış biçiminin arasında dağlar, yollar, yıllar olduğunu; bu iki cinsin hiçbir zaman ne dağlarının ne yollarının ne de yıllarının kavuşmayacak olmasını anlamak bu kadar zamanımı almalıymış demek. Fakat dostluk, sırdaşlık ayrı konu; onları bilemem ben. Eleştirilerim hep şu kadın-erkek sözüm ona romantizmine! Kadının beklentisi saf bir çocuk sevgisidir; küçük bir dokunuş ve içi boşaltılmamış sözlerden fazlasını isteyene çok rastlamadım. Laf cambazlarına denk geldiyseniz vay halinize! Zor olacak gerçekten neyin peşinde olduğuna karar vermeniz; bu tür sizi güneşi yapar ve etrafınızda bir dünya gibi dört döner. Onlara bunları yazdıran ne peki sizce? Aklıma tek bir şey geliyor nedense: testosteron denilen aslında aşk denilen bir şeyin var olmadığının bilimsel kanıtı. Hayır bu nefret manifestosu değil, sadece neyin gerçek neyin sahte olduğunu anlamaya çalışan bir kadının serzenişi. Fakat ilişkilerle işim kalmadı, bu yazılardan çok önce bitmişti. Çevremde bunlar son hızda olmaya devam ediyor, karşınızdakinin samimiyetine inandığınız anda bastırılan tüm duygular bir anda yüzünüze ilk ve son olmayan bir şekilde tokat gibi çarpıyor. Belki de dereyi görmeden paçaları sıvamak lazım anında, ya da hiçbir zaman o hayalini kurduğunuz ilişkiyi yaşayamayacağınızı direkt kabullenin gitsin. Hadi diyelim siz de ortak oldunuz; duygusallık, cinsellik her şey mükemmel gidiyor sanıyorsunuz. Bu seferde hormonları düşüşe geçiyor, çünkü hapis hissediyor kendini; statükoculuk onlara göre değil, vücutları öyle yaratılmamış. Bir kısmı onların suçu değil, bir kısım kontrol onların elinde değil. Ama bu rahatsız edici olmanızı meşrulaştırmıyor; hadi elinizde olmadan rahatsız edici oldunuz, bari gerçekte böyle biri olmadığınızı gösterin. Biliyorum, herkesin harcı değil. Duygu Asena kıvamına gelmeden burada bırakayım diyorum…

Bir cevap yazın