Kıskanma-mak Üzerine

İnsanı içten içe zehirleyen bir duygu daha biliyorum, kıskançlık. Kendi hayatımızdan ne kadar memnun olursak olalım, zaman zaman kendimizi bir de bu şekilde zehirliyoruz. Yaşanmak istenen hayatlar, imrenilerek bakılan insanlar, saniyesinde şüpheye düşürüyor bizi yıllardır ne emeklerle kurduğumuz kendi mutluluğumuz hakkında. Kızamıyorum da o kadar insani bir duygu ki bu, karşılaştırma yapmak doğamızda var. Kendimi […]

Kaybetmek

Yanında kalacak zannettiğin her şey elinden kayıp gidecek. Kaybetmekten korktuğun her şeyin yok olmasına gözlerinle şahit olacaksın ve her saniyesi aklında kalacakmış gibi hissedeceksin fakat merak etme silikleşecek günden güne. Unutamam, iz bırakacak dediğin her şeyin kanadığı yer bile belli olmayacak zamanla. Bir gün kalktığında aklına gelmeyecek, artık aşina olmadığın o duygunun eksikliğini hissedeceksin ama […]

Melodi

İlk defa hangi kitapta, hangi satırın altını çizmiştim acaba? Beni o satırların altına iten şey neydi ya da? Bütün o satırları kronolojik biçimde sıralayıp kendi evrimimi görme şansına erişebilirim belki de. İlk başladığım yerle son çizdiğim yerin aynı olması beni bir parça korkutmakla beraber bir  yandan da yolculuğun dairesel olduğunu, başlangıcının da sonunun da aynı […]

Çocukluk

Bana öyle geliyor ki hepimizin aslında gerçekten dönmek istediğimiz yer çocukluğumuz, ya da en özendiğimiz bölüm o saf çocukluğumuz. Kendi zamanımızın insanı olmayışımızdandır belki de dönüş sevdamız. Her şeyi 7 yaşından itibaren hatırlıyoruz ondan öncesi koskoca bir boşluk, hatırlamadığımız hayatımıza karşı bu denli özlem neden? O 7 senenin de farkında olsak bu sefer özlemeyi bırakıp […]

Değişmezin İstikrarı

İstikrar kelimesinin kökeninde “karar” vardır, belki de kelimeyle uzaktan yakından bir ilişiği yoktur ama bana göre istikrarın içindeki “tekrar” bizi gerçekten bu kavramı anlamaya götürür. Dünün bugünle tıpatıp aynılığı değil aslında, istediğin şey her ne olursa olsun ona ilk günkü gibi yaklaşıp haşır neşir olmak; umudu kesmeden devam etmek bir nevi. İstikrar denilen kendinize verebileceğiniz […]

Evrilmeyen İnsan

Toplumların gelişiminin ilerleyen bir süreç olduğunu öne sürmek, bunları bilimsel çerçevelere oturtmak kendisini sosyal darwinizmciliğe götürmüştür. Darwin’den 7 yıl önce “survival of the fittest” kavramını dillendiren o olmuştur. Fakat kendisi Darwin’den daha çok Lamarck ile ilişkilendirilmiştir. Lamarck’ın biyolojik değişim mekanizmasını alıp insanlara uyarlamıştır. Spencer’ın sisteminde bir uyum sürecinden bahsedebiliriz; ebeveynlerin o zamana kadar geliştirdikleri ve […]

Uyanık

O kadar farklı değiliz birbirimizden aslında, aynı hamurla doğuyoruz; limonun ekşi olduğunu tatmadan öğrenemiyoruz mesela, yürümenin ne olduğunu bilmiyoruz ayağa kalkmadan. Etrafımızdakileri taklit ediyoruz esasen, öğrenmiyoruz. Bu yüzden herhalde, rollere merakımız. Yanımızdakinden farklı olalım diye çırpınıyoruz bunları unutarak, bizi ayıracak bir şey bulalım da hepsinin bir anlamı olsun diye; yürümeyi öğrenmeden önce aynı adımları attığımızı, […]

Özgürsün

Var olmanın dayanılmaz hafifliği değil de ağırlığını taşıyorum yine. Her gün kendime verdiğim sözleri çiğniyorum, hepsini de bilinçli olarak yapıyorum. Kuyumu benden başka kazan kimse yok, tüm dünyanın karşımda olması fikriyle kendimi çok uzun zamandır uyutuyordum fakat bunun doğru olmadığını öğrendiğimden beri huzursuzluğum beni öldürüyor. Beni oyalayacak, geride bırakacak, ayaklarımı yere çakacak hiçbir şey yok […]

Bir Genelleme

Günlerdir bir genelleme yapmamak için kendime sebepler arıyordum fakat bunun anlamsız olduğunu fark ettim. Size bir genelleme yapmıyormuş gibi fakat içten içe onun alasını yapmak ve size çiçek böcek yazmak dürüst bir davranış olmazdı. Bir erkeğin romantik ilişkiyi ele alış biçimiyle bir kadının ele alış biçiminin arasında dağlar, yollar, yıllar olduğunu; bu iki cinsin hiçbir […]

Kıymık

Çok fazla çabalıyoruz, uğraşıp didiniyoruz ulaşacağız diye ulaşılamayacak olana. Çabamız bir yandan komik aslında, kendimizi çok büyütüyoruz tüm mutluluklar bizim olmalıymış gibi hissediyoruz nedense; bunun imkansızlığının farkında olmadan çabaladığımız için komik. Hayatımıza bu komik ciddiyetle devam edersek, emeklerle kurulmuş bilinmeze giden o yolda ayağımıza batan tek kıymıkla geri döneriz; çoğu zamanda dönmüyor muyuz zaten? Fakat […]